Uygulamalı Bilimler

Eğitimde Yapay Zekaya Erişim ve Fırsat Eşitliği

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Kian Jazayeri, yapay zeka teknolojilerinin eğitimde yarattığı dönüşümü, fırsat eşitliği ekseninde değerlendirdi. Eğitim süreçlerinin yapay zeka ile birlikte yalnızca hızlanan değil, aynı zamanda yeniden şekillenen bir yapıya kavuştuğunu belirten Jazayeri, bu dönüşümün doğru yönlendirilmediği takdirde yeni eşitsizlik alanları da üretebileceğine dikkat çekti.
Eğitimde yapay zeka kullanımının etkili olabilmesi için pedagojik amaçların, etik ilkelerin ve insan rehberliğinin merkeze alınması gerektiğini vurgulayan Jazayeri, erişilebilirlik kadar bilinçli kullanımın da belirleyici olduğunu ifade etti. Yapay zekanın, bireysel ihtiyaçlara duyarlı ve kapsayıcı öğrenme modellerini destekleyebilecek güçlü bir araç olduğunu belirten Jazayeri, bu potansiyelin eğitim süreçlerinde bilinçli ve dengeli bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı.

1.    Yapay zeka teknolojilerinin eğitimle olan etkileşimini günümüz koşullarında nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yapay zeka bugün eğitimle yalnızca destekleyici bir araç olarak değil, öğrenme süreçlerinin yapısını dönüştüren bir bileşen olarak etkileşim içinde. Kişiselleştirilmiş öğrenme yolları sunabilmesi, anlık geri bildirim sağlaması ve büyük veri üzerinden öğrenme eğilimlerini analiz edebilmesi, eğitimde daha bilinçli kararlar alınmasını mümkün kılıyor. Ancak bu dönüşümün sağlıklı ilerlemesi için pedagojik amaçların teknolojiye yön vermesi gerekiyor. Yapay zeka, öğretmenin yerini alan değil; öğretmenin rehberliğini güçlendiren bir sistem olarak konumlandığında, öğrenme deneyimi daha kapsayıcı ve etkili hale geliyor.

2.    Yapay zeka temelli araçların, bilgiye ve öğrenme imkanlarına erişimi daha geniş kitleler için ulaşılabilir hale getirme potansiyeli hakkında neler söylemek istersiniz?
Yapay zeka temelli araçların en güçlü yönlerinden biri, bilgiye erişimdeki bariyerleri azaltma potansiyelidir. Dil desteği, uyarlanabilir içerik ve farklı öğrenme hızlarına göre kişiselleştirme gibi özellikler, daha geniş öğrenci gruplarının aynı öğrenme kaynaklarından yararlanmasını sağlar. Bu durum özellikle coğrafi veya ekonomik sınırlamaları olan bireyler için önemlidir. Doğru altyapı ve yönlendirme ile kullanıldığında yapay zeka, eğitimi daha demokratik hale getirerek fırsat eşitliğini güçlendirebilir. Ancak erişimin yalnızca teknik değil, pedagojik olarak da desteklenmesi kritik bir noktadır.

3.    Teknolojiye erişimin yaygınlaşması, öğrencilerin yapay zeka destekli sistemlerden daha etkin yararlanmasına nasıl katkı sağlamaktadır?
Teknolojiye erişimin yaygınlaşması, öğrencilerin yapay zeka araçlarını günlük öğrenme süreçlerinin doğal bir parçası haline getirmesini sağlar. Sürekli erişilebilirlik, öğrencilerin ihtiyaç duydukları anda destek alabilmelerine olanak tanır ve öğrenmeyi zamana veya mekana bağlı olmaktan çıkarır. Bu durum özellikle tekrar, pratik ve bireysel çalışma süreçlerinde önemli avantajlar sunar. Bununla birlikte, yalnızca erişimin artması yeterli değildir. Öğrencilerin bu araçları eleştirel ve bilinçli kullanabilmesi için dijital okuryazarlığın da eş zamanlı gelişmesi gerekir.
 

uku-egitimde-yapay-zekaya-erisim-web2.jpeg

4.    Bu tür sistemlerin kullanımıyla birlikte, bireylerin analiz, problem çözme ve uygulama becerilerinde ne tür gelişmeler gözlemlenmektedir?
Yapay zeka destekli sistemler, kullanıcıyı pasif bilgi tüketicisinden aktif bir problem çözücüye dönüştürme potansiyeline sahiptir. Anında geri bildirim, alternatif çözüm yolları ve senaryo temelli uygulamalar sayesinde öğrenciler düşünme süreçlerini daha sistematik hale getirebilir. Bu ortamlar, hatalardan öğrenmeyi teşvik ederek analitik düşünme ve karar verme becerilerini güçlendirir. Ancak gerçek gelişim, yapay zekanın sonuç üretmesinden ziyade öğrencinin bu sonuçları sorgulaması ve yorumlamasıyla ortaya çıkar. Dolayısıyla eleştirel düşünme bu sürecin merkezinde yer almalıdır.

5.    Yapay zekanın eğitim süreçlerinde verimli biçimde kullanılabilmesi için, hangi temel yaklaşımların ön planda tutulması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Verimli kullanım için öncelikle pedagojik hedeflerin net biçimde tanımlanması gerekir. Teknoloji bu hedefleri destekleyen bir araç olarak konumlandırılmalıdır. Şeffaflık, veri güvenliği ve etik kullanım temel ilkeler arasında yer almalıdır. Ayrıca öğretmenlerin ve öğrencilerin yapay zeka okuryazarlığının geliştirilmesi kritik önemdedir. Eğitim ortamında yapay zekanın rolü, otomasyon sağlamak yerine öğrenmeyi derinleştirmek olmalıdır. İnsan rehberliği ile teknolojik destek dengelendiğinde, sistemler daha sürdürülebilir ve etkili bir yapıya kavuşur.

6.    Önümüzdeki dönemde, yapay zekanın eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen bir araç olarak nasıl bir konum kazanacağını öngörüyorsunuz?
Gelecekte yapay zekanın eğitimde daha kapsayıcı ve erişilebilir öğrenme modellerinin merkezinde yer alacağını öngörüyorum. Uyarlanabilir öğrenme sistemleri, bireysel ihtiyaçlara göre içerik sunarak farklı öğrenme profillerine sahip öğrenciler için eşit fırsatlar yaratabilir. Özellikle uzaktan ve hibrit eğitim ortamlarında, kaliteli öğrenme kaynaklarına erişimi genişletme potansiyeli yüksektir. Ancak bu konumun sürdürülebilir olması, altyapı yatırımları, etik düzenlemeler ve eğitimcilerin aktif rol almasıyla mümkün olacaktır. Doğru yönlendirme ile yapay zeka, eşitlik odaklı bir eğitim ekosisteminin güçlü bir bileşeni olabilir.