luricina

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Sevinç Kurt, Doç. Dr. Marko Kiessel ile Yasemin Mesda’ nın Luricina Hanı konulu ortak makalesi “Adalya XIX, 2016”da yayınlandı.

Adalya Dergisi’nin 19. sayısında yayınlanan makale “The Abandoned Khan of Louroujina, Cyprus: A Case Study of a Vanishing Building Type” (Metruk Lurucina Hanı -Akıncılar, Kuzey Kıbrıs-: Yok Olan Bir Yapı Tipi Üzerine İncelemeler) başlığını taşımakta.

Makalede Akıncılar (Lurucina)’daki bir yapı kompleksinin mimari ve arkeolojik belgelemesinin sunulduğunu belirten Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Sevinç Kurt,  “Bir miktar tahribata karşın, büyük oranda orijinal halinde korunmuş olan kompleks, Kıbrıs’ta basit tipte hanlardan günümüze ulaşan bir örneği ayrıntısıyla inceleme fırsatı vermektedir.” dedi.

Yapı kompleksinde iki işlevin bir arada bulunduğunu söyleyen Kurt, bunların yalnızca kentlerde veya çok büyük ve önemli köylerde, uygun lokasyonlarda, kırsal ve kentsel nakliyatın yapıldığı, ekonominin önemli bir unsuru olarak han işlevi ile sosyal köy (erkek-merkezli) yaşamının kalbinde yer alan kahvehane işlevi olduğunu belirtti.  Araştırmalarda arşiv belgeleri ve sözlü tarihin yapı kompleksinin tam olarak anlaşılmasına katkıda bulunmadığını vurgulayan Doç. Dr. Kurt, bu nedenle mimari arkeolojik araştırma yapıldığını ifade etti. Komplekste birkaç tipolojinin kaynaştığına rastlandığını söyleyen Sevinç Kurt, tipik Anadolu hanı,Yakın Doğu ‘Breitraum’ konut tipleri macrinari ve dichoro da dahil vernaküler avlulu ev kompleksi ve vernaküler kahvehane olduğunu belirtti.

İki kadastro haritasına dayanarak söz konusu ilintili yapıların 1967 yılına kadar tamamlandığının söylenebileceğini ifade eden Kurt, kahvehanede G yapısı üzerinde yazılı 1882 tarihinin, sözlü tarihe göre hanın kuruluş tarihine yaklaşık karşılık geldiğini açıkladı. Dekan Yardımcısı Sevinç Kurt bu tarihin ayrıca kesme taş çerçeveler, A yapısının kesme taş kapısının şekil ve kiremitlerinin ebatları gibi kerpiç malzeme ebatlarının da 1878 sonrası İngiliz koloniyal dönemine karşılık geldiği teziyle uyum içinde olduğunu belirtti.

Daha yeni olan B yapısı ve A yapısının ikinci evresinin inşa tarihi için sadece 1916 sonrası ile 1967 öncesi şeklinde geniş bir yelpazeden söz edilebildiğini aktaran Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevinç Kurt, nakliye araçlarının ve hayvanlarının depolama talebinin ortadan kalkması, A yapısının işlevinde, B yapısının inşa edilmesiyle değişikliğe yol açtığını vurguladı. Kurt, “Bu durum aslında Kıbrıs hanlarında 20. yüzyılda gözlenen genel gerilemeye işaret ediyor olabilir.” dedi.

Haber: Oğuz İLGEN