UKÜ ÖĞRETİM ÜYESİ HARF DEVRİMİNİN 88. YILI DOLAYISIYLA AÇIKLAMALARDA BULUNDUUluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler ve Türkçe Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yurdal Cihangir Harf Devrimi’nin 88. yılı dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

“Arap Alfabesi Türkçe’nin yapısına uymadığı için sıkıntılara sebep oldu”

Türklerin İslamiyeti 10. yüzyılda kabul edişlerinden itibaren yaklaşık bin yıl kullandıkları Arap alfabesinin Türkçe’nin yapısına ve işleyişine uygun olmadığını belirten Yrd. Doç. Dr.  Yurdal Cihangir, bu durumun öğretimde sıkıntılar ve zorluklar oluşturduğunu kaydetti.  Cihangir, Arap alfabesinin kullanımındaki zorluklar sebebiyle devlet ve aydınların ayrı bir dil, halkın ise ayrı bir dil kullandığına dikkat çekerek halk ve aydınlar arasında gözle  görülür bir kopukluk ve uçurumun oluştuğunu, bu ikilik içinde gerçek anlamda bir eğitimin söz konusu olamadığını söyleyerek, “Bu ikilik içerisinde zaferden sonra düşünülen çağdaşlaşmanın olması mümkün değildi.  Karmaşık bir dille sağlıklı bir iletişim de kurulamazdı.” dedi.

Cihangir, karmaşık bir dille oluşturulmak istenen iletişimin tamamen başarısız bir uğraş olacağından kazanılan büyük zaferin ihtişamına gölge düşüreceğini dolayısıyla çağdaşlaşma yolunda  gerçekleştirilen diğer devrimlerle birlikte, yeni bir alfabenin ve yazının daha kolay öğrenilip, uygulanarak eğitime daha iyi bir nitelik ve nicelik kazandırdığını belirtti. Atatürk’ün Türkçe’nin ulusal benliğe kavuşması için Arap yazısının atılması gerektiğinin bilincinde olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Cihangir, Atatürk’ün okuma ve yazmada sorunsuz olan Latin harflerine dayalı yeni Türk alfabesi ve yazısının uygulamaya koyulması açısından çalışmalar yaptığını, 28 Mayıs 1928’de kurulan Dil Encümeni’nin ayrıntılı bir Elifba raporu hazırlayarak Atatürk’e sunduğunu ve Atatürk’ün de Sarayburnu Parkı’nda halka seslenerek yeni Türk alfabesinin uygulanmaya başlandığı duyurusunu yaptığını söyledi.

 “1 Kasım 1928’de Harf İnkılabı Kanunlaştırıldı”

Atatürk’ün TBMM’nin üçüncü dönem ikinci toplanma yılını açarken yaptığı konuşmada Harf İnkılabının kanunlaştırılması gerektiğini meclise sunduğunu aktaran Yrd. Doç. Dr. Yurdal Cihangir, meclisin 1 Kasım 1928’de yeni harflere dair çıkardığı kanunla Arap harfleri yerine Latin alfabesini kabul ettiğini anlattı. Atatürk’ün yeni Türk alfabesini halka öğretmek, öğretimdeki eksiklikleri yerinde tespit etmek için 23 Ağustos 1928’de başlayan bir yurt gezisine çıktığını dile getiren Cihangir, Atatürk’ün gittiği yerlerde tahtanın başına geçerek yeni yazıyı halka Başöğretmen sıfatıyla kendisinin öğrettiğini ve halkın yeni alfabeden memnun olduğunu Başbakanlığa gönderdiği bir yazı ile bildirdiğini söyledi.

Yeni harflerin kabulüyle okur yazar oranının arttığını da hatılatan Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler ve Türkçe Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yurdal Cihangir, “Ayrıca Türkçe’de bilimsel çalışma artmış Türkçe bilim dalı olma yolunda büyük yol almış ve sadeleşmiştir. Böylece Harf Devrimi çağdaşlaşmanın anahtarı olmuştur.” dedi.

Haber: Candan MERT – Fotoğraf: Sezer ERDOĞAN