UKÜ ÖĞRETİM ÜYESİNİN MAKALESİ EVRENSEL KÜLTÜR’ÜN KIBRIS ÖZEL DOSYASINDA YAYINLANDIUluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mihrican Aylanç’ın makalesi Evrensel Kültür dergisinin son sayısındaki Kıbrıs Özel Dosyasında yayınlandı.

Türkiye’nin en çok satan edebiyat ve sanat dergilerinden biri olan ve İstanbul’da yayımlanan Evrensel Kültür dergisinin 288. Sayısındaki Kıbrıs Özel Dosyasında UKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mihrican Aylanç’ın “Kıbrıs Türk Romanının Kaynakları: Tarih, Kültür, Kimlik” başlıklı makalesi de yer aldı.

Kıbrıs kültür ve edebiyatının çeşitli yanlarının ele alındığı dosyada Kıbrıs Türk Edebiyatında şiir, öykü, tiyatro ve roman türlerinin tarihsel gelişimi ve güncel konumu, bilimsel yaklaşımlarla irdelendi. Roman türü ve toplumsal yapının kültürel katmanlarındaki bağlantılarından hareket eden Yrd. Doç. Dr. Mihrican Aylanç, roman türünün kuramsal özelliklerine değindikten sonra, Kıbrıs Türk toplumunda romanın oluşum çizgisini, estetiksel eleştiri bağlamında inceledi.

Bireysel ve toplumsal bellek alanı yaratımı denilebilecek edebiyatın, dolayısıyla romanın, sürekli halde tarih, kültür, kimlik inşasına yöneldiğini vurgulayan Aylanç, Kıbrıs Türk yazınında yaklaşık 120 yıllık bir geçmişe sahip olan roman türünün dünya edebiyatlarında görüldüğü üzere tarih-kültür-kimlikle sıkı bir ilişkisi bulunduğunu, Kıbrıs romanından örneklerle ortaya koydu. Adada roman türündeki serüvenin Bir Bakış (1891)-Muzafereddin Galip- ve Yadiğâr-ı Muhabbet (1892-94 Kaytazzâde Mehmet Nâzım) adlı eserlerle başladığını vurgulayan Mihrican Aylanç, Hikmet Afif Mapolar’ın deneysel çalışmalarıyla yerel bir yönelimin baş gösterdiğini, Özker Yaşın ile birlikte savaş kültürünün mihveri olan romanlar dönemine geçildiğini, 1970 sonrasında Kıbrıs Türk romanının “Yaşantı Edebiyatı”nın uzantısı şeklinde gelişim gösterdiğini,  romanların büyük çoğunluğunda “savaş” izleğinin yoğun bir biçimde ortaya konulduğunu belirtti. Yrd. Doç. Dr. Aylanç, “Kıbrıs’ta savaş ve göçlerin yol açtığı parçalanmalar, kayıplar, ölümler, Türklerde trajik bir toplumsal bellek yaratır. Dolayısıyla adada yaşanan hayatı sosyal, siyasi ve kültürel cepheleri ile aksettiren bir ayna görevini üstlenen ve “tezli roman” olarak nitelendirilebilecek otobiyografik nitelikli eserlerde kurgusal özellikler arka planda kalır. Türk romanında milli mücadele yazınının ileri gelenleri arasında bulunan Halide Edip ve Yakup Kadri gibi yazarların etkisinin görüldüğü örneklerde röportaj havası sezinlenir. 1974 sonrasında Güney Kıbrıs ve Türkiye’den yapılan göçlerle demografik yapısı yeniden şekillenen Kuzey’de ciddi iskân buhranları yaşanır. Toplumda sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yozlaşma sinyallerinin yükselmesi politikada aktif rol oynayan Özker Yaşın, İsmail Bozkurt gibi yazarları dahi otoriteye/iktidara güvensizliğe sürükler. Kıbrıs Türk romanında “modernizm” safhasının Özden Selenge’nin kimi romanlarının dışına çıkamaması, büyük oranda adada kent algısının tam manasıyla yerleşmemiş olmasından kaynaklanır” dedi. Mihrican Aylanç, yorumun üstkurguyla kesiştiği, kurgu ve anlatım teknikleri meselelerinin okuru da aktif hale getirecek bir biçimde yeniden yapılandığı postmodern roman örneklerinin sayısının modern romana göre fazlalığının Kıbrıs Türk romanında altının çizilmesi gereken bir durum olduğunu, bunun adadaki çözümsüzlük halinin devamlılığının yarattığı parçalanmışlık idrakı, tarih ve politikanın dayatması olarak nitelendirilebileceğini belirtti. Öğretim üyesi Aylanç, Mehmet Yaşın’ın Soydaşınız Balık Burcu (1994), Sınırdışı Saatler (2002), Sarı Kehribar (2014) ve Raşit Pertev’in Gelincik Meseli (2002) adlı yapıtlarının tarih, kültür, kimlik meselelerinin üstkurgudan ve metinlerarası ilişkilerden faydalanılarak kaleme alınmış yetkin örnekler olduğunu belirtti.

Sonuç olarak barış isteminin metaforik bir söyleme büründüğü son dönemdeki yapıtların, adada yaşayan halkın barış referandumunda açıkça ortaya koyduğu “kolektif siyasi tarih”in tepkisel dışa vurumu olduğunu belirten ve klasik, modern ve postmodern roman örneklerini zaman dizimsel olarak inceleyen Yrd. Doç. Dr. Mihrican Aylanç makalesinde Kıbrıs Türk romanında belirgin olanın, döngüsel bir travmatik etkinin; “belirsizlik” kaynaklı “kaos”un, “kimlik bunalımı”nın sürdüğü, bu nedenle yazarların “köken” ve “kimlik” arayışındaki yolculuklarının devam ettiğinin gözlendiğini örneklerle inceledi.