UKÜ ÖĞRETİM ÜYESİ HARF DEVRİMİ HAFTASI NEDENİYLE AÇIKLAMALARDA BULUNDUUluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Fen – Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gürkan Gümüşatam Türk Harf Devrimi Haftası nedeniyle açıklamalarda bulundu ve devrim sayesinde Türk kültür hayatını yeni ufuklara, evrenselliğe götürecek adımların en büyüğünün atıldığını anımsattı.

Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gürkan Gümüşatam 1 – 7 Kasım tarihlerinde kutlanan Türk Harf Devrimi Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamalarda Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk milletinin uygar milletler arasına girmesini kolaylaştırmak ve bunu sağlamak için yeni alfabenin kabulünü zorunlu gördüğünü söyledi.

Türk Harf Devrimi ile Türk kültür hayatını yepyeni ufuklara, evrenselliğe götürecek adımların ilk ve en büyüğünün atılmış olduğunu kaydeden Gümüşatam Atatürk’ün Türk milletinin çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkmasını sağlamak amacının yanı sıra alfabe değişikliğinin diğer büyük hedefinin millileşmek, milli kültürü oluşturmak olduğunu ifade etti.

Türk Harf Devrimi Haftası nedir?

Türk Harf Devrimi Haftası’nın kutlanmaya başlanması sebebine de açıklık getiren Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gürkan Gümüşatam, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı “Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun”u kabul etmesiyle gerçekleştiğini hatırlattı. Kabul edilen yasayla, 11. yüzyıldan itibaren Türkçe’nin yazımında kullanılan Arap kökenli alfabenin yerini Latin alfabesinin Türkçe’ye uyarlanmış biçiminin aldığını belirten Gümüşatam açıklamasında, “Türkler 5. yüzyıldan itibaren çeşitli dönemlerde bağlı bulundukları inançlara ve etkileşime geçtikleri kültür çevrelerine göre millî karakter taşıyan Köktürk alfabesinin yanı sıra, başka milletlere ait yazı sistemini de kullanır.” ifadelerine yer verdi.

İslâm dininin kabulünden sonra kullanılmaya başlanan Arap alfabesinin Türkçe’ye uyarlanırken yazım kurallarının sürekli değiştirildiğini, Arap esaslı yazının ekleme ve geliştirmelere rağmen Türkçe’nin ses sistemini yansıtmadığını ve kolay okunup yazılamadığını belirten Doç. Dr. Gürkan Gümüşatam alfabe üzerine ilk tartışmaların 19. yüzyılda başladığını kaydetti.

Alfabenin değiştirilmesi yahut kolaylaştırılması için çözüm yolları arayışlarıyla başlayan bu tartışmaların Cumhuriyet’e kadar yoğunlaşarak devam ettiğini aktaran Gümüşatam Atatürk’ün alfabe sorununu inkılâpları arasına alarak, 1927 yılından itibaren ciddi bir hazırlık dönemi başlattığını ve Dil Encümeni ve Alfabe Komisyonu’nu kurarak çeşitli alfabeleri incelettiğini ifade etti.

Komisyon üyelerinin inceledikleri alfabeler arasında, Türkçe’ye en uygun harflerin Latin alfabesinde bulunduğuna karar verildiğini açıklayan UKÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gümüşatam sözlerini şöyle sürdürdü: “Atatürk, Türk milletinin, uygar milletler arasına girmesini kolaylaştırmak ve bunu sağlamak için yeni alfabenin kabulünü zorunlu görmüştür. Türk kültür hayatını yepyeni ufuklara, evrenselliğe götürecek adımların ilki ve en büyüğü Türk Harf İnkılâbı ile birlikte atılmıştır.”

Haber: Mine Özlem GÜNDÜZ    Fotoğraf: Gülsenem DEMİREL