Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen “Dünden Yarına KKTC’de Televizyonculuk” konulu panelde dört özel, bir devlet televizyonu ile Yayın Yüksek Kurulu üst düzey yöneticileri bir araya geldi.

Katılımcılar paneldeki konuşmalarında Kuzey Kıbrıs’ta televizyonculuğun geçmişi, kamu ve özel televizyon yayıncılığı, televizyonların teknolojik gelişmelerle geçirdiği değişim, sektörün temel sorunları ve televizyonculuğun geleceği gibi konulara yer verdi.

Moderatörlüğünü UKÜ Rektör Vekili ve İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hikmet Seçim’in yaptığı panele Kanal T’den Ersin Tatar, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK)’ndan Neşe Ergüçlü, Sim TV’den Sami Özuslu, Kıbrıs TV’den Pınar Gözek Dervişağa, Genç TV’den Tekin Birinci ve Yayın Yüksek Kurulu’ndan Ferhat Atik konuşmacı olarak katıldı.

Ersin Tatar – Kanal T

Çevik Uraz Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelde ilk olarak Eski Maliye Bakanı, UBP Lefkoşa Milletvekili ve Kuzey Kıbrıs’ın ilk özel televizyon kanalı Kanal T’nin Genel Müdürü Ersin Tatar söz aldı. Bir dönem  Türkiye’de 2 özel kanalda yöneticilik yapan Tatar, yayın hayatına 17 yıl önce başlayan Kanal T’nin nasıl kurulduğuna ve Kuzey Kıbrıs’ta “Özel Televizyon ve Radyo” yasasının Meclis’ten onaylanması için hangi faaliyetlerde bulunduklarına değindi.

Kuzey Kıbıs’ta televizyonculuğun başladığı ilk yıllarda yaşanılan sıkıntılardan bahseden Ersin Tatar, en önemli sorunlardan birinin de frekans bulma olduğunu ve o dönemlerde  her yerden televizyon izlenemediğini belirtti. Tatar bugün birçok kanalın uydu yayınına geçtiğini ancak hala teknik alt yapıda sıkıntılar yaşandığını söyledi.

Bütün dünyada yazılı basının zaman içinde zayıflayacağını, televizyonculuğun ise gelişeceğini ifade eden Tatar, televizyonculuğun çok pahalı bir sektör olduğunu ve tek gelir kaynağının reklam olduğunu belirterek reklamlar sayesinde kanalların ayakta kalabildiğine dikkat çekti.

Neşe Ergüçlü – BRTK

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’ndan Neşe Ergüçlü de konuşmasında kuruma ait televizyon ve radyo kanalları hakkında bilgi vererek KKTC’de kamu ve özel televizyon yayıncılığı arasındaki farklara değindi.

BRTK’nın Kuzey Kıbrıs’ın kamu yayıncılığını yöneten bir kurum olduğunu söyleyen Ergüçlü, iki televizyon altı radyo kanalına sahip olduklarını belirtti. Kendileri için önemli olanın her zaman toplumu doğru bilgilendirmek olduğunun altını çizen Neşe Ergüçlü, devlet kurumu olmalarından dolayı diğer kanallara göre daha fazla kaynaklarının olduğunu ancak bunun yine de yeterli olmadığını ifade etti.

Ergüçlü, 15 Kasım tarihinde HD stüdyosunun açılışını yaptıklarını da belirterek ilk HD deneme yayınının 25 Aralık’ta yapılacağı bilgisini verdi. Kuzey Kıbrıs’ta en çok istihdamı sağlayan kurum olduklarını da söyleyen Ergüçlü diğer kanalların maddi sıkıntılar içerisinde olduğunu ve bu kanallara ellerinden geldiğince gerekli yardımı yaptıklarını kaydetti.

Sami Özuslu – Sim TV 

Konuşmasına Kuzey Kıbrıs’ta basın ve yayıncılığın tarihine değinerek başlayan Sim TV Genel Yayın Yönetmeni Sami Özuslu,  radyo ve televizyon yayıncılığı ile basının, mücadele basını ve mücadele yayıncılığı olduğunu söyledi.

Orta doğuda ilk renkli televizyon yayınının 1976 yılında BRT ile başladığını hatırlatan Özuslu, BRT’nin 2004 yılına kadar medyada tek sesliliği savunduğunu, başka seslere yer vermediğini belirtti. 2004 yılında yapılan referandumdan sonra bu durumun değiştiğini söyleyen Sami Özuslu, Kuzey Kıbrıs’ta hem Güney Kıbrıs’tan hem de Türkiye’den daha demokratik bir yayıncılık anlayışı olduğunu açıkladı.

Sim TV Genel Yayın Yönetmeni Sami Özuslu, Türkiye’de sadece marjinal grupların ve küçük kitlelerin izlediği kanalların kendi bildikleri gerçekleri söylediğini oysa Kuzey Kıbrıs’ta böyle bir sorun olmadığını anlattı. Özuslu, Sim TV olarak din, dil, ırk farkı gözetmeksizin, kimseyi dışlamadan barış yayıncılığı yaptıklarını da vurguladı.

Pınar Gözek Dervişağa – Kıbrıs TV

Kıbrıs Medya Grubu’na bağlı Kıbrıs TV Müdürü Pınar Gözek Dervişağa konuşmasında Kuzey Kıbrıs’ta yayıncılığın önünde birçok engel olduğunu; maddi sıkıntılar yüzünden yüksek kalitede yayıncılık yapılamaması ve ekipman kullanacak eleman eksikliğinin söz konusu engellerden sadece birkaçı olduğunu belirtti. İstihdam edebilecek eleman sıkıntısına değinen Gözek Dervişağa üniversitelere bu noktada çok iş düştüğünü, kaliteli personel ihtiyacının ancak bu şekilde giderilebileceğini vurguladı.

Yayıncı kuruluşların para kaynaklarının, tüm dünyada olduğu gibi, reklamlar olduğunu hatırlatan Gözek Dervişağa daha çok reklam alabilmek için de kanalın daha çok izlenmesi gerektiğini ancak Türkiye’de faaliyet gösteren televizyon kanallarının sayısının artması ve Kıbrıs’ta da bu kanalların daha çok izlenmesi ile haksız rekabetin ortaya çıktığını söyledi.

Pınar Gözek Dervişağa Türkiye’de birçok yarışma programı ve dizilerin yapıldığını, Kıbrıs’ta bu tarz programların yeterli kaynak olmadığından yapılamadığını, bu nedenle de insanların izleyebileceği kaliteli ve güzel programlar yerine daha masrafsız stüdyo tipi programlarla halkı bilgilendirme yoluna gidildiğini aktardı.

Tekin Birinci – Genç TV

Birinci Medya Kurumu’na bağlı Genç TV’den panele katılan Tekin Birinci, kurumun bir aile şirketi olduğunu ve Kuzey Kıbrıs’ta ilk özel radyo kanalı First FM’i de Birinci Medya’nın kurduğunu aktardı. Televizyonculuğa çok genç yaşlarda başladığını söyleyen ve Genç TV’nin kuruluş aşamalarından bahseden Birinci, 2004 yılına kadar çok zor şartlarda televziyonculuk yaptıklarını ancak sonrasında 2007’ye kadarki dönemde Kuzey Kıbrıs’ta televizyonculuğun altın çağını yaşadığını belirtti. Tekin Birinci, o dönemde aylık reklam gelirinin daha yüksek olduğunu ancak bugün bu rakamın çok altında reklam gelirleri olduğunu söyledi.

Tekin Birinci, 2012 yılında Genç TV’de büyük değişimler yaşandığını ve bunun da henüz öğrencilik yıllarında geliştirdikleri ve sonrasında Avrupa Birliği projesi haline getirdikleri “Green IP TV” projesi (internet üzerinden çevre televizyonu) sayesinde olduğunu kaydetti. Genç TV’nin maddi kaynak bularak daha da geliştiğine değinen Tekin Birinci, yeni ve teknolojik altyapı oluşturarak 60 çalışan ile hizmet verdiklerini aktardı.

Birinci konuşmasının sonunda kurum olarak Kuzey Kıbrıs’ta bir medya üniversitesi kurarak sektöre eğitimli elemanlar yetiştirmek istediklerini ve bunun için de çalışmalara başladıklarını söyledi.

Ferhat Atik – Yayın Yüksek Kurulu (YYK)

Yayın Yüksek Kurulu adına konuşan Ferhat Atik de insanların bilgi ihtiyacının hep var olacağını ve bu yüzden de kitle iletişim araçlarına her zaman ihtiyaç duyulacağını söyledi. Kuzey Kıbrıs’ın bir geçiş medyası dönemi yaşadığını da kaydeden Ferhat Atik, her coğrafyada olduğu gibi ülkede de bir medya kültürünün var olduğunu ve bunun da 1963’ten itibaren şekillenerek bugünlere geldiğini söyledi.

Atik konuşmasının devamında Türkiye televizyonlarının Kuzey Kıbrıs televizyonlarına etkisine de yer vererek aynı uydu alanı içinde yer almaktan ötürü reklam pastasında Kıbrıs Türk kanallarının kazancının buna göre şekillendiğini belirtti. Öte yandan İnsan Hakları Beyannamesi’nde her ülkenin kendi dilini, kültürünü yayma hakkına sahip olduğuna da değinen Ferhat Atik Kuzey Kıbrıs’ta televizyon kanallarının biraz da bu yönden hareket etmeleri ve sadece reklam kaygısı taşımamaları gerektiğini söyledi. Atik, böylece hem Kuzey Kıbrıs’ın sesinin dünyaya duyurulmasının mümkün olacağını hem de dünyadaki Kuzey Kıbrıslılar ile sağlam bir iletişimin kurulabileceğini ifade etti.

Ferhat Atik konuşmasında ayrıca Yayın Yüksek Kurulu ile ilgili bilgiler de vererek 17 yıldır demokratik bir yapıyla hizmet verdiklerini söyledi. Atik ülkedeki kanalların zaman içinde  ciddi gelişmeler kaydettiğini ancak teknik alt yapı bakımından Türkiye’deki kanallar ile mukayese edilemeyeceğini; bir dizideki tek bir sahne için sete milyonlarca lira harcandığını ancak yine de bu kanalların istediği haberi sunamadıklarını, bu anlamda Kuzey Kıbrıs’taki televizyonların daha özgür olduğunu açıkladı.