Gazetecilik Kulübü 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde “Basında Kadın” konulu bir sergi düzenledi. Sergide Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’de yayımlanan gazetelerde kadının nesne olarak sunulduğu haber ve reklam küpürleri ile bunu eleştiren karikatürler yer aldı.

İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Görevlisi ve Gazetecilik Kulübü Danışmanı Nurten Avtürk, UKÜ Kütüphanesi Fuayesi’nde açılan sergi ile ilgili şunları aktardı: “Böylesi bir sergiyi hazırlamaktaki amacımız çoğu zaman manşetlerin gölgesinde kalmış; bir erkek tarafından şiddete uğramış kadın hikayelerine dikkat çekmekti. Ancak şiddet mağduru kadınların yanı sıra sanatta, sporda, bilimde başarısından çok cinsel obje olarak görülen kadınların haberleri ile reklamlarda erkeğin yanında ikincil rolde varlığını sürdürmeye koşullanmış kadınların imgeleri de var ve biz bunları da sergiledik. Sergiledik ki her gün hızlıca taradığımız gazetelerde gözümüzden kaçan bu unsurların farkına varalım ve bunların değişmesi için çaba sarfedelim.”

Serginin açılışında bir konuşma yapan Gazetecilik Kulübü Başkanı ve Gazetecilik Bölümü 3. sınıf öğrencisi Mehmet Ali Yavuz da Aralık ve Şubat aylarını kapsayan yaklaşık 400 gazeteyi tarayarak oluşturdukları çalışma ile ilgili “Kadının çoğunlukla nesne olduğu, bazen sadece cinsiyetinden dolayı manşet olabildiği, siyaset üretemiyor gibi gösterildiği bir toplumda kadının özne olarak da varolabilmesini sağlamak adına böyle bir sergi düzenledik.” dedi.

Sergiye yoğun ilgi gösteren Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi akademisyen ve öğrencileri ise sergi ile ilgili izlenimlerini ve kadınlar günü hakkında düşüncelerini UKÜ Haber Ajansı ile paylaştı.

Yrd. Doç. Dr. Metin Çolak (Görsel İletişim Tasarımı Bölümü): Sergi oldukça etkileyici, arkadaşları kutluyorum böyle bir sergi hazırladıkları için. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve arkadaşlar oldukça ilginç haberler seçmişler. Bu anlamda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Umarım her şey daha eşitlikçi olur ama sadece kadının özgürleştiği bir toplum değil; erkekle beraber kadının özgürleştiği bir toplum. Bu topluma ulaşıncaya kadar, hem kadının hem de erkeğin göreceği şiddet değişmeyecektir diye düşünüyorum.

Yrd. Doç. Dr. Elif Asude Tunca (Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü): Arkadaşların yapım aşamasında ne kadar çabayla uğraştığını biliyorum. İşin ilginç yanı malzeme bulmada hiç zorlanmadıklarıydı. Ne kadar acı ki kadın bu şekilde şiddetle, zulümle anılır hale geldi. Tabi bana göre daha da ilginç olan bunların hep gazete küpürlerinde yer almaları. Dilerim sizler, geleceğin gazetecileri bunu değiştirme gücünü elde edersiniz.

Yrd. Doç. Dr. Umut Koldaş (Uluslararası İlişkiler Bölümü): Yılın sadece bir günü söylemlerde ve sloganlarda kadını abartılı bir şekilde yüceltme yarışına girmek yerine günlük yaşamın değişik alanlarında banal olarak üretilen cinsiyetçi pratiklerin üzerine sistemli bir şekilde gidilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda daha bilinçli bir yeni nesil yaratılması gerektiğine inanıyorum. Böylesi etkinlikler geleceğin toplumunda kadının konumu ve cinsiyet eşitliği konularının daha geniş kitlelerce, eşitsizlikleri azaltacak bir şekilde tartışılması adına kendi çapında önemli bence.