Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Şermin Tetik, beslenmenin sağlıkla ilişkisini ortaya koyan önemli açıklamalarda bulundu.

Açıklamalarında beslenme faktörleri ve sağlık sorunları arasındaki ilişkiye önemle vurgu yapan Tetik, besin öğesi proteinlerin, karbonhidratların, yağların zararlı etkilerinden aşırı çikolata tüketiminin zararlarına kadar birçok konuda faydalı bilgiler verdi.

Beslenme faktörleri ve sağlık sorunları arasındaki ilişki

Beslenme faktörleri ile sağlık sorunları arasında doğrudan ilişki olduğunu aktaran Doç. Dr. Şermin Tetik şunları kaydetti: “Yaşadığımız süre içerisinde, tarihten bize gelen bilgilerle birlikte beslenme faktörlerinin hipertansiyon, yüksek kolestrole bağlı kalp-damar hastalıkları, diyabet veya kanser gibi ciddi hastalıkların oluşumuyla ilintili olduğunu biliyoruz. Kanser tüm bunların arasında bugün giderek artan bir insidans. Farklı ülkelerde, farklı toplumlardaki beslenme alışkanlıklarıyla doğrudan kanserin ilintisi kurulmaya çalışılıyor. Bu nedenle kanserin beslenmeyle ilişkisini kısaca % 30 gibi bir oranla birleştiriyoruz.”

Tarımsal anlamda çok yüksek oranda  ürün çeşitliliğine sahip bir ülkede yaşadığımızı da belirten Tetik “Yaz ve kış olarak çok farklı ürünlere ulaşma şansımız var. Bu bize aslında ülke olarak çok büyük avantaj getiriyor. Kanseri önlediği düşünülen maddeler ya da vitaminler ülkemizde yetişen ıspanakta ve semizotunda da var. Onun dışında domates gibi hatta şarap gibi kırmızı renkleri veren likopenlerin olduğu sebzelerde ve gıdalarda kanseri koruyucu ve engelleyici faktörler var.” diye konuştu.

Besin öğesi yağların tüketimine dikkat

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şermin Tetik kanserden korunmak için yağların kullanımıyla ilgili şu önerilerde bulundu: “İleriye yönelik olarak toplumlara ya da tüketicilere sağlıklı yaşam için, kanserden korunmak için hangi yağları  kullanalım gibi önerileri verirken bizlere şu görev düşüyor: Yağları tek başına tek bir yağa indirgemeniz doğru değil. Önemli olan çeşitli yağlardan belirli oranlarda kullanmanız. Tereyağını % 10 oranında hayatınıza sokabilirsiniz, Omega 3’ü ve Omega 6’yı bir arada bulunduran çok değerli bir yağ. Onun dışında etteki yağları istemiyoruz; çünkü doğada beslenen hayvanlar, kimyasalları aldıkları zaman kanserojen maddeleri de yağlarında biriktiriyorlar. Böyle olunca etteki yağla beslenmiş insanların sağlıkları tehlikeye giriyor. Yağın hayatımızdaki yeri çeşitli ve belli oranda olmalı. Tabiki zeytinyağını en tepeye koyduk, % 51 oran verelim ona. Geri kalan mısırözü yağı, ayçiçek yağı gibi yağları da % 35 gibi günlük diyetimizin içerisinde tutmak durumundayız.”

Çikolatanın sağlığa zararları

Bütün çikolata ve şeker türleri ile kurabiyelerin yüksek miktarlarda karbonhidrat içerdiğini söyleyen Doç. Dr. Şermin Tetik özellikle çikolata tüketiminin olumsuz etkilerini şu sözlerle vurguladı: “Karbonhidratların doğrudan kanser yapıcı etkisi bilinmiyor ama karbonhidratların çok yüksek oranda tüketilmesi demek, insülin seviyesini yükseltiyor anlamına geliyor. Özellikle de siyah çikolata iyidir deyip bunu yüksek oranda tüketmek, kan şekerini hızlıca yükseltmekle eş anlamda. Ya da rafine undan yapılmış fazlaca kek, kurabiye yemek yine aynı şekilde kan şekerini hızlıca yükseltmek demektir. Ne zararı vardır? Pankreasınızı yorar ve kan şekeriniz hızlıca yükseldiği için de hızlıca düşer, tekrar bir döngüye girersiniz ve tekrar şekerli yiyecekler istersiniz ve fazlaca şekerli gıda tükettiğiniz zamanda da kilo sorunu başlar. Obezite başlar. Buna bağlı olarak da  kilolu insanlarda özellikle meme kanseri gibi, kolon kanseri gibi, prostat kanseri gibi kanser oranlarının yüksek olduğunu biliyoruz. Dediğim gibi karbonhidratlar doğrudan kanser yapıcı öğeler içermiyor ama kanseri etkileyici faktöre sahipler.”

Posalı yiyeceklerin faydaları

Posalı yiyeceklerin önemli bir besin maddesi olduğunu aktaran Doç. Dr. Şermin Tetik posalı yiyeceklerin yaşam biçimine, sindirim sistemine önemli katkılarından bahsederek şunları söyledi:  “Posalı besinler çok yüksek hacimde su tutabildikleri için bağırsaktaki zararlı maddeleri elimine edebiliyorlar. Onlar incebağırsakta çözülmüyor, doğrudan kalınbağırsağa geçiyor ve kalınbağırsakta atılım süresini de kısaltıyor aynı zamanda. Hem zararlı bakterileri bizden uzaklaştırıyor hem bağırsaktaki kalış süresini kısaltıyor, buna bağlı olarak da ayrıca tokluk hissi veriyor. Dolayısıyla posalı yiyeceklerle özellikle de meyvelerle beslenmek kilo vermek isteyenler için de çok önemli.”

 “Yaşam biçiminizi çeşitlilik üzerine kurun”

Açıklamalarının sonunda sağlıklı bir yaşam için besin tüketiminde çeşitliliğin önemli olduğunu vurgulayan Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Şermin Tetik “Ülkemiz zengin bir ürün portföyüne sahip, o nedenle şanslıyız ama bir maddenin ya da yiyecek grubunun çok faydalı olduğu düşünülüyor, söyleniyor ve tüketiciler sadece buna yöneliyorlar. Oysa ki yaşam biçiminizi çeşitlilik üzerine kurarsanız sağlığınız da buna paralel olacaktır diye düşünüyorum.” dedi.  Enginar, semizotu, domates, salatalık, marul, nohut, patates, et, yumurta ve sütün hiçbir şekilde abartılmadan, yüksek oranlara gitmeden belirli bir çeşitlilik içinde tüketilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Tetik bu sayede kilonun da dengede kalabileceğini söyledi.