Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde Türkçe Kulübü tarafından “21. Yüzyıl Başlarında Kıbrıs Türk Öykücülüğü” konulu panel düzenlendi. Çevik Uraz Konferans Salonu’nda gerçekleşen panelin başkanlığını Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Karakartal yaparken; panelde konuşmacı olarak Mehmet Kansu, Gürgenç Korkamazel, Ceyhan Özyıldız ve Gürkan Uluçam yer aldı.

Panelde ilk konuşmayı yapan eğitimci, şair ve öykü yazarı Mehmet Kansu, insan gözünün hayatı değiştirdiğine vurgu yaparak öyküde yeni tematiklerin çıktığını belirtti. Kansu, yazmanın bilinçaltı dürtülerden doğduğunu ve sosyal vatandaşın şair olduğunu da söyledi.

İzleyenlerden gelen “Gençlik dönemlerinizde okurken etkilendiğiniz yazarlar oldu mu?” sorusuna Mehmet Kansu şu yanıtı verdi: “O dönemde Orhan Veli Kanık, Edip Cansever gibi yazarların etkisinde kaldık. Fakat kopyacı olarak değil. Sonuçta ben farklı coğrafyada yaşıyorum, adalıyım yani. Birebir benimseme değil de; kendi yetiştiğim kültür içinde ‘ikinci yeniciyim’ ben.”

Panelde konuşmacı olarak yer alan bir diğer isim Gürgenç Korkmazel ise, Kıbrıs Türk Edebiyatı’nda öne çıkan kişinin Mehmet Kansu olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Kansu’nun öykülerinden etkilenmemek elde değil. Kıbrıs Türk Edebiyatı öykücülüğünün son 10 yıllık dönemde öne çıkan isimleri ise Ceyhan Özyıldız ve Gürkan Uluçam’dır, ayrıca İngilizce dilinde yazan Aydın Mehmet’in de adını anmak istiyorum.” dedi.

Gürgenç Korkmazel, Prof. Dr. Oğuz Karakartal’ın isteği üzerine “Yalnızlık” temalı bir öyküsünü katılımcılarla paylaştı. Korkmazel, öykü ile roman arasındaki farkı “Öykü yalnızlıktır, roman kalabalıktır.” diyerek açıkladı. Oğuz Karakartal’ın “Öykü ve şiir yazımı öğretilebilir mi?” sorusu üzerine Gürgenç Korkmazel, “İki türlü şair var; doğuştan ve sonradan şair olanlar. Bence zeki olan herkes kendine bu konuyu saplantı haline getirirse yapabilir.” diye konuştu.

Panelin bir diğer konuşmacısı Ceyhan Özyıldız ise Kıbrıs Türk öykü tarihçesine değinerek şunları aktardı: “Bizim öykü tarihimizin başlangıcı 1908 yıllarına denk gelir. Sait Faik’in öyküde ustalaştığı ve yaşamını yitirdiği tarih bizim öykücülük adına başlangıç tarihimizdir.” Kitabın öykücüleri ve sanatçıları kişileştiren bir unsur olduğunu söyleyen Özyıldız, “Kitap, eserlerimizi kalıcı hale getiriyor. Edebiyat için önemli bir unsur ve böylelikle öykü geleneğimiz gelişecek.” dedi.

Gürkan Uluçam ise konuşmasında son 25 yılda Kıbrıs Türk öykücülüğünün iyiye gittiğini belirtirken, “Teknoloji hayatımızı işgal etmiş durumdadır. İyi yönde kötü yönde etkiliyor. Son zamanlarda revaçta olmasının nedeni ise zamandır. Öyküye baktığımızda ebatlarının kısalmış olduğunu görmekteyiz.” diye konuştu.

Etkinliğin sonunda UKÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Karakartal tarafından panelistlere teşekkür belgesi takdim edildi. Panele katılan  yazarlar daha sonra izleyenler için öykülerini imzaladı.

HABER: GÜLSENEM DEMİREL