Usta müzisyen Garo Mafyan’ın orkestrası olan ve genç müzisyenlerden oluşan İzmir Express Oskestrası, samimi ve sıcak tavırlarıyla UKÜ Haber Ajansı’nın sorularını yanıtladı.

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nin yeni öğrencileri için düzenlediği “Welcome Week 13” etkinlikleri çerçevesinde UKÜ’de konser veren İzmir Express grubu, konser öncesi UKÜ Haber Ajansı’na özel röportaj verdi. Kıbrıs’ı İzmir’e benzettiklerini söyleyen grup üyeleri, Kuzey Kıbrıs’ta ilk kez üniversitelilerle bir araya geldiklerini söyledi.

Grup adına soruları İzmir Express Orkestrası’nın bas gitaristi ve kurucu üyesi Çağdaş Çınar yanıtladı.

RÖPORTAJ: GÜLSENEM DEMİREL | FOTOĞRAFLAR: EZGİ MEŞELİ – ÖZGE ÖZTÜRK

Grubun adı neden “İzmir Express”? Hepiniz İzmirli misiniz?

İzmir Express: Hepimiz İzmirli değiliz ama İzmir’de yaşıyoruz ve orada okuduk. 2007 yılında grubu kurarken isim konusunu çok düşündük ve İzmir ismi mutlaka olsun dedik, Express de bizim enerjimizi yansıtsın diye koyduk ve ortaya İzmir Express çıktı.

İzmir Express nasıl kuruldu, nasıl bir araya geldiniz?

İ.E. : Bütün arkadaşlarımız zaten farklı gruplarda müzik yapan insanlardı. Biz çok iyi anlaştığımız için bir arada müzik yapma isteğimizle, arkadaşlarımızla provalara başladık. Daha grubun ismi belli olmadan provalar yaptık, şarkılarımızı hazırladık. Sadece keyif ve eğlence amacıyla bir orkestra kurmak için çalışmalara başladık. Sonra güzel müzik yapınca bunun karşılığı geldi, talepler çok oldu ve böylelikle buralara gelindi.

Müziğe nasıl başladınız? Konservatuvar çıkışlı mısınız?

İ.E. : Farklı alanlarda okuyan birkaç arkadaşımız var; ama İzmir Express toplamda yaklaşık 20 kişilik bir ekip. Bunun 17-18’i konservatuvar çıkışlı. Mesela ben (Çağdaş Çınar) klasik gitar mezunuyum, bas gitar ve piyano çalıyorum. Diğer arkadaşlarımızdan da farklı enstrümanlarda veya şan bölümünden mezun olanlar var. Yüzde 90-95’imiz konservatuvar mezunu.

Garo Mafyan ile nasıl bir araya geldiniz?

İ.E. : Bizim ekibimizden bir arkadaş daha önce Garo ağabey ile çalışmıştı. Garo Mafyan, İstanbul Gelişim Orkestrası’nı bıraktıktan sonra yeni bir arayışa girmiş. Arkadaşımızla temas kurunca demiş ki, ‘Ben müzik yapmak istiyorum, orkestra kurmak istiyorum,’ arkadaşımız da ona, ‘Zaten bizim grubumuz var isterseniz gelin bir dinleyin, eğer beğenirseniz bizimle çalın,’ demiş. Böylece Garo Mafyan ile bir araya geldik. Yani bir yıllık bir beraberliğimiz var ve 18 Ekim’e kadar sürecek, ondan sonra biz yine İzmir Express Orkestrası olarak yolumuza devam edeceğiz.

Sadece Türkçe değil birçok dilde şarkı söylüyorsunuz. Yurt dışında albüm yapmak gibi bir planınız var mı?

İ.E. : Yurt dışında albüm değil ama önce Türkiye’de bir albüm ve bunun tanıtımını yapıp ondan sonra belki yurtdışına açılma ihtimali olabilir. İnsanlar bizi izleyip yurt dışına çağırıyorlar, mesela İspanya’dan davet aldık. Programımızın yoğunluğu nedeniyle maalesef gidemedik. Türkiye’de İspanyolca müzik yapan bir grubun İspanya’ya çağırılmış olması çok önemli diye düşünüyorum. Yabancı dilde söylediğimiz parçalara çok emek vererek çalışıyoruz. Solist arkadaşlarımız İspanyolca şarkıları bir İspanyol’dan farksız söylüyor. Hedeflerimiz var; genç bir ekibiz. Yurt dışına da sıra gelecek. Neden olmasın? Bunları ciddi ciddi düşünüyoruz.

İzmir’i müziğinizle ve duruşunuzla yansıttığınızı düşünüyor musunuz?

İ.E: Kendi adıma kesinlikle böyle olduğunu düşünüyorum. Burada bizimle ilgilenen görevlilere de söyledim Kıbrıs’la İzmir birbirine çok benziyor gerçekten. İzmir’deki o rahatlık, samimi ortam, güler yüz, sıcaklık burada da var. Duruşumuzla, şarkılarımızla, enerjimizle İzmir’i yansıttığımızı düşünüyorum. Çok da mutluyum bu yüzden, İzmir’de yaşamaktan da, arkadaşlarımla bu müziği yapmaktan da çok mutluyum.

Solo albüm yapmayı düşünüyor musunuz? Grup olarak yeni projeleriniz var mı?

İ.E: Şu aralar albüm düşünmeye başladık. Dört şarkılık maxi single için görüşmelere başladık. Tabi çok zorlu bir süreç, herkes istiyor albüm çıkarmayı, kimisi başarılı oluyor kimisi olamıyor. Albüm çıkarmanın Türkiye’deki merkezi İstanbul. Hani böyle bir durum olduğunda bizim İstanbul’a taşınıp veya gidip gelmemiz lazım. Biz albüm yapalım diye düşünmüyoruz ama çevremizdekiler bizi buna itiyor. Beğenenler ‘mutlaka albüm yapmalısınız’ diyor. Sanırım önümüzdeki bir iki senelik süreçte böyle bir şey olacak diye düşünüyorum.

Kuzey Kıbrıs’ta ilk üniversite konseriniz, bu konuda neler söylemek istersiniz?

İ.E. : Kuzey Kıbrıs’ta daha önce farklı organizasyonlarda bulunduk ve bu sefer ilk kez üniversite için geldik. Gerçekten çok harika bir ortamla karşılaştık, herkes çok sıcak ve samimi. Arkadaşlarla da biraz önce bunu konuştuk. Umarız daha sonraki yıllarda da buraya tekrar üniversite konserine geliriz. Şu an burada olmak çok heyecan verici, keyifliyiz.

UKÜ’lü hayranlarınıza neler söylemek istersiniz?

İ.E. : Biraz önce kampüste otururken insanlara bakıp, üniversite yıllarımızı ne kadar özlediğimizi farkettik. Böyle bir Üniversite’de okuyan öğrenciler çok şanslı, unutamayacakları yıllar geçiyorlar. Değerini bilmeliler.