Yrd. Doç. Dr. Rüstem Önkal | Prof. Dr. Mustafa Camgöz

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Biyoteknoloji Araştırma Merkezi tarafından kanserin önüne geçmek ve yayılmasını engellemek amacı ile yürütülen çalışmalara bir yenisi daha eklendi. “İnsan Meme Kanseri MDA-MB-231 Hücre Modeli: Metastazda Hipoksinin Hızlandırıcı Etkisi ve Voltaj Kapılı Sodyum Kanallarının Rolünün Değerlendirilmesi” adını taşıyan yeni çalışma Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından destekleniyor.

İki yıl önce kurulan ve kanser/onkoloji, mikrobiyoloji ile çevre alanlarında araştırmaların yapıldığı UKÜ Biyoteknoloji Araştırma Merkezi’nin meme kanseri konusunda yaptığı çalışma, kanserli tümörün vücutta yayılma mekanizmalarının aydınlatılmasını ve bu yayılmanın önlenmesi için yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesini içeriyor. Imperial College London’da bu alanda önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Mustafa Camgöz’ün danışmanlığını yaptığı projenin yürütücülüğünü UKÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Rüstem Önkal, araştırmacılığını ise Yrd. Doç. Dr. Nahit Rizaner üstleniyor.

Yrd. Doç. Dr. Nahit Rizaner

Nahit Rizaner Mayıs ayında başladıkları araştırmayı 2016’da bitirmeyi hedeflediklerini belirtti. Rizaner çalışmanın amacının tüm dünyada olduğu gibi Kuzey Kıbrıs’ta da sıkça rastlanan meme kanserinin daha iyi anlaşılmasında, önlenmesinde ve tedavisinde yeni kliniksel potansiyel geliştirmek ve var olan prosedürleri daha el verişli hale getirilebilmek olduğunu açıkladı.

Kanser hastalarının büyük çoğunluğunda ölüm nedeninin, kanser hücrelerinin vücutta yayılarak çeşitli hayati organlarda ikincil bir tümör oluşturması olduğunu anlatan Rizaner, tümörün bulunduğu ortamın biyokimyasal yapısının kanser gelişmesinde ve ilerlemesinde çok önemli role sahip olduğunu belirtti. Yrd. Doç. Dr. Nahit Rizaner, meme kanseri gibi çeşitli kanserli dokularda oksijen seviyesinin düşük olduğunu ve düşük oksijen seviyesinin kanserin yayılması için uygun bir ortam oluşturduğunun gözlemlendiğini söyledi. Rizaner yapacakları araştırmada bunun nedenlerini araştırıp değişik ilaçlar kullanarak söz konusu yayılmanın baskılanmasını hedeflediklerini kaydetti.

Projenin toplum sağlığı ve refahı noktasında önemine vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Nahit Rizaner, ayrıca ülke ekonomisine de geliştirilecek ilaçların patentlenmesi ile önemli bir getirisi olabileceğini söyledi.

HABER: ABDURRAHİM TOPAL