Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Şermin Tetik, Fransa’nın Nice kentinde düzenlenen 22. Uluslararası Tromboz Kongresi’ne iki ayrı çalışmayla katıldı.

Çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Şermin Tetik, kronik obstruktif akciğer hastalarında tromboza eğilim olduğu gerçeğinden yola çıkarak bu hastalarda tromboz ve genetik yatkınlık ilişkisinin araştırıldığını söyledi. Dr. Tetik, Süreyya Paşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi’ne müracaat eden hasta grubu arasında yapılan araştırmanın kongrede sözlü sunulduğunu da aktardı.

Kronik obstruktif akciğer hastalığının, tanı olarak geri dönüşümü olmayan bir inflamatuar hastalık olduğunu da söyleyen Doç. Dr. Şermin Tetik “Bu hastalarda tromboz ve kardiyovaskular hastalıklara meyil artmaktadır. KOAH’lı hastalarda genetik yatkınlığın araştırıldığı çalışma Türk populasyononunda yapılan ilk çalışma olarak dikkat çekmektedir ve inflamasyonun hedef genle ilişkisi saptanmıştır.” dedi.

Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Şermin Tetik, 22. Uluslararası Tromboz Kongresi’nde sunduğu diğer çalışmada da meme kanseri hastalarındaki hastalık gelişiminde ve prognozunda farklı genlerdeki polimorfizmlerin incelendiğini belirtti. “Meme ITGA2B geni farklılaşmaları meme kanser riski ile ilişkilendirilen genlerden biridir.” diyen Tetik,  Türk populasyonunda ilk olarak yapılan bu çalışmada polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile 45 kadın hastanın takip edildiğini ve genç hastalarda bir haplotipin tanımlandığını söyledi. Doç. Dr. Şermin Tetik, “Bu genç hastaların bu genotipi taşıyor olmasının yüksek riskle bağlantılı olduğu görülmüştür.” dedi.

Avrupa’da yılda 180 bine ulaşan meme kanser vakasının tanımlandığını da kaydeden Doç. Dr. Şermin Tetik, Türkiye’de de kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin birincisi olan bu kanser tipindeki araştırmaların Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile birlikte götürüldüğünü belirtti.

Genetik yatkınlık ilişkileri araştırılıyor

Diğer bir çalışmada ise göğüs hastalıkları hastanesine müracaat eden hasta gurupları arasında yapılan araştırmaları ele aldıklarını ifade eden UKÜ Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Şermin Tetik, kronik obstruktif akciğer hastalarında tromboza eğilim olduğunu, bu hastalarda tromboz ve genetik yatkınlıklarının olduğunu belirtti. “Kronik obstruktif akciğer hastalığı, tanı olarak geri dönüşümü olmayan bir inflamatuar hastalıktır,” diyen Tetik, bu tarz hastalıkların genellikle tromboz ve kardiyovaskular hastalıklarına yol açtığını vurgulayadı ve inflamasyonun hedef genle ilişkisinin saptandığını belirtti.