Dünya Kanser Günü’nde UKÜ Öğretim Üyesi Rizaner önemli açıklamalarda bulundu: “Kuzey Kıbrıs’ta kanser konusunda ciddi ve bilimsel çalışma yok denecek kadar az”

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Öğretim Üyesi ve aynı zamanda UKÜ Biyoteknoloji Araştırma Merkezi Onkoloji Birimi Laboratuvar Sorumlusu olan Yrd. Doç. Dr. Nahit Rizaner, Dünya Kanser Günü nedeniyle önemli açıklamalarda bulunarak kanser konusunda Kuzey Kıbrıs’ta ciddi ve bilimsel çalışmanın yok denecek kadar az olduğuna dikkat çekti.

Yrd. Doç. Dr. Nahit Rizaner, kanserin dünya çapında önde gelen ölüm nedenlerinden biri olduğunu ve bu yüzden etkin bir tedavi stratejisi geliştirilmesi için toplumun genetik yapısının araştırılması gerektiğini vurguladı.

Kanser hastalığının son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi Kuzey Kıbrıs’ta da hızla yayılmakta olduğunu ve yakın gelecekte en büyük sağlık sorunu olarak karşımıza çıkacağını belirten Rizaner, kanser hastalığı konusunda yaptığı açıklamalarda şu görüşlere yer verdi: “Dünya çapında kanser önde gelen ölüm nedenlerinden biri. Basitçe anlatmak gerekirse, kanser normal hücrelerimizin genetik değişimlere uğrayarak kontrolsüz çoğalması ile meydana gelir. Kansere karşı tedavide kullanılan en yaygın strateji ilk olarak kemoterapi ve onu izleyen kanserli dokunun ameliyatla alınmasıdır. Ameliyattan sonra vücutta kalmış az miktardaki kanser hücreleri de ilaç tedavisi, radyo terapi ve immuno-terapi gibi tekniklerle temizlenebilir. Metastaz, yani kanserin vücudun diğer bölgelerine yayılması, kanserden kaynaklı ölümlerin yüzde 90’ını oluşturmaktadır ve ameliyatla tedavisi çok güçtür. Dolayısı ile metastazın durdurulması sağlanırsa kanser ölümcül bir hastalık olmaktan çıkar.”

Bu konuda Imperial College London’da çalışmalarını sürdüren UKÜ Biyoteknoloji Merkezi Başdanışmanı Prof. Dr. Mustafa Camgöz ile birlikte ortak çalışmalar yaptıklarını anlatan Yrd. Doç. Dr. Nahit Rizaner, araştırma sonuçlarına göre çevresel faktörlerin kanser üzerindeki etkisinden de söz ederek şunları söyledi: “Hava kirliliği, toprak ve sularda bulunan kimyasallar kanseri tetikleyebilmektedir. Örneğin, son zamanlarda Girne bölgesinde kanser vakalarının arttığı ve buna da elektrik santralinden kaynaklı çevre kirliliğinin neden olabileceği sanılmaktadır. Dolayısı ile toplumumuza en uygun tedavi stratejisini geliştirmek ve kansere yol açabilecek çevresel etkenlere karşı tedbir alabilmek için bu konuların ciddi biçimde araştırılması gerekmektedir.”

Kuzey Kıbrıs’ta kanser hastalığı, hastalığa neden olan etkenler ve tedavi yöntemi konularında ciddi ve bilimsel çalışma sayısının yok denecek kadar az olduğunu ifade eden Rizaner “Bu önemli boşluğu doldurmak için Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi bünyesinde Biyoteknoloji Araştırma Merkezi (BRC) kurulmuştur. Merkezimizin amacı hem Kuzey Kıbrıs bazındaki çalışmaları en etkin biçimde yapmak hem de uluslararası ciddi çalışmalara imza atmaktır. Biyoteknoloji Araştırma Merkezi onkoloji, çevre bilimleri ve mikrobiyoloji birimlerinden oluşmaktadır ve laboratuvarlarımız en yeni ve kapsamlı aletlerle donatılmıştır.” dedi.

Kanser hastalığını önlemek için henüz kesin bir yöntemin tespit edilemediğini de kaydeden UKÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nahit Rizaner sağlıklı beslenmenin, özellikle Akdeniz diyetini uygulamanın ve düzenli sporun her hastalıkta olduğu gibi kanser tedavisinde de olumlu sonuçlar doğurduğunu söyledi.