Yrd. Doç. Dr

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Sarem Özdemir Dünya Çocuk Hakları günü kapsamında açıklamalarda bulunarak, her yıl çocuklar arasındaki farklılıklara dikkat çekmek, uluslararası birlikteliği anlatmak ve çocuk refahına vurgu yapmak için 20 Kasım tarihinde kutlamalar yapıldığını kaydetti.

Yrd. Doç. Dr. Özdemir, 20 Kasım tarihinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Çocuk Hakları Bildirgesini ve Çocuk Hakları Sözleşmesini kabul ettiği gün olarak da geçtiğini anımsatarak, “Bu gün, tüm yetişkin bireylere çocuk haklarını savunmak, anlatmak ve onlar için daha iyi bir dünya yaratacak eylemlere dönüştürmek için ilham verici olmalıdır” dedi.

Söz konusu sözleşmede yer alan hakların önemine dikkat çeken Özdemir, “düşünce ve ifade özgürlüğü”, “yaşama ve gelişme”, “sağlık hizmetlerine erişme”, “bir vatandaşlığa sahip olma ve koruma”, “istismar ve ihmalden korunma” ile “eğlence, dinlenme ve kültürel etkinlikler için zamana sahip olma” gibi hakların en önemlilerden olduğunu açıkladı.

Yrd. Doç. Dr. Özdemir, her bireyin 18 yaşını doldurana kadar çocuk olarak tanımlandığını da ifade ederek, 18 yaş altındaki her bireyin bu haklara sahip olduğunun altını çizdi.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) yaptığı bir araştırmaya göre az gelişmiş ülkelerde her 4 çocuktan birinin işçi olarak çalıştırıldığına dikkat çeken Özdemir, “Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre ise 2018’de dünyada yaşları 2-17 arasında değişen 1 milyar çocuk fiziksel, duygusal ve cinsel istismara maruz kaldı” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Özdemir, dünyamızın çocuklar için güvenilir bir yer olmadığını belirterek, aile eğitimleri, cinsiyet eşitliği çalışmaları, öğretim programlarına dâhil edilebilecek beceriler, sosyal hizmet servislerinin güçlendirilmesi ve ceza yaptırımlarının mutlak uygulanması ile çocuklar için istenilen bir dünya yaratılabileceğini dile getirdi.

öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Sarem Özdemir Dünya Çocuk Hakları günü kapsamında açıklamalarda bulunarak, her yıl çocuklar arasındaki farklılıklara dikkat çekmek, uluslararası birlikteliği anlatmak ve çocuk refahına vurgu yapmak için 20 Kasım tarihinde kutlamalar yapıldığını kaydetti.

Yrd. Doç. Dr. Özdemir, 20 Kasım tarihinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Çocuk Hakları Bildirgesini ve Çocuk Hakları Sözleşmesini kabul ettiği gün olarak da geçtiğini anımsatarak, “Bu gün, tüm yetişkin bireylere çocuk haklarını savunmak, anlatmak ve onlar için daha iyi bir dünya yaratacak eylemlere dönüştürmek için ilham verici olmalıdır” dedi.

Söz konusu sözleşmede yer alan hakların önemine dikkat çeken Özdemir, “düşünce ve ifade özgürlüğü”, “yaşama ve gelişme”, “sağlık hizmetlerine erişme”, “bir vatandaşlığa sahip olma ve koruma”, “istismar ve ihmalden korunma” ile “eğlence, dinlenme ve kültürel etkinlikler için zamana sahip olma” gibi hakların en önemlilerden olduğunu açıkladı.

Yrd. Doç. Dr. Özdemir, her bireyin 18 yaşını doldurana kadar çocuk olarak tanımlandığını da ifade ederek, 18 yaş altındaki her bireyin bu haklara sahip olduğunun altını çizdi.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) yaptığı bir araştırmaya göre az gelişmiş ülkelerde her 4 çocuktan birinin işçi olarak çalıştırıldığına dikkat çeken Özdemir, “Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre ise 2018’de dünyada yaşları 2-17 arasında değişen 1 milyar çocuk fiziksel, duygusal ve cinsel istismara maruz kaldı” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Özdemir, dünyamızın çocuklar için güvenilir bir yer olmadığını belirterek, aile eğitimleri, cinsiyet eşitliği çalışmaları, öğretim programlarına dâhil edilebilecek beceriler, sosyal hizmet servislerinin güçlendirilmesi ve ceza yaptırımlarının mutlak uygulanması ile çocuklar için istenilen bir dünya yaratılabileceğini dile getirdi.