UKÜde Büyük Bir Kıbrıs Meselesi Kadın Olmak! Konulu Panel Düzenlendi (3)Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ), Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında “Büyük Bir Kıbrıs Meselesi: Kadın Olmak!” konulu panel gerçekleştirildi.

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars “Bir Kadın Olarak Bakan Olmak”, Yrd. Doç. Dr. Pervin Yiğit “Akademide Kadın Olmak”, Yrd. Doç. Dr. Yetin Arslan “Medyada Kadın Olmak”, Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Kadın Sığınma Evi Sorumlusu Ömür Yılmaz “Kıbrıs’taki İlk Sığınma Evi Süreci” ve Öğretim Görevlisi Buse Erzeybek  “Kıbrıs’ta Kadın Olmak” adlı sunumlarıyla yer alırken, panelin moderatörlüğünü ise Öğretim Görevlisi Münevver Özakalın yaptı.

UKÜ Rektörü Prof. Dr. Halil Nadiri’nin açılışta yaptığı konuşmada, bu yıl içerisinde UKÜ’nün Kadın Araştırmaları Merkezi kuracağını bildirerek, merkezle birlikte kadının toplum içerisindeki rollerini ve gelişimini inceleyerek, bilimsel çalışmalarda bulunacakları kaydetti. Nadiri üniversitelerde bu konuların tartışılması, bilimsel anlamda katkı koyabilmesi ve topluma kadın-erkek eşitliği açısından pozitif mesaj vermesi açısından önemli olduklarını da aktardı.

Sağlık Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Afet Arkut ise kadının üretkenliğin ve emeğin adı olduğunu ancak günümüzde kadına karşı fiziksel ve psikolojik şiddetin devam ettiğine dikkat çekti. Arkut, kadının daha ileriye taşınmadığı bir toplumda, o toplumun medeniyet ölçütleri çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirtti.

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars kendi hayatından anekdotlar sunarak kadının ya da kadın olmanın da mücadelesinin aslında çok uzun süreye yayıldığını kaydetti. Kadın haklarının yasal bir zemine oturtulması gerektiğine değinen Baybars, “Önemli olan değişimin beyinlerimizde, toplumsal kültür ve kimliğimizde olduğunu görürüz. Böylece kendi gücümüzün de farkına varırız ” dedi. Kadının siyasetteki öneminden de bahseden Baybars, 2018 seçimlerinde uygulanan siyasette cinsiyet kotası nedeniyle mecliste daha fazla kadının yer aldığını ve bu yıl ilk defa 9 kadın milletvekili bulunduğunu kaydetti.

LTB Kadın Sığınma Evi Sorumlusu Ömür Yılmaz, Kuzey Kıbrıs’ta ilk kez bir kamu kuruluşu olan LTB tarafından açılan bir kadın sığınma evi olduğunu belirterek, şiddet yaşayan kadınların destek almaktan korkmamaları gerektiğini kaydetti. Kadınların toplum tarafından yansıtılan basmakalıp söylemlere aldırış etmemelerini öneren Yılmaz, sığınma evinde yaşayan kadın ve çocukların her türlü ihtiyaçlarının LTB tarafından karşılandığını açıkladı.

Yrd. Doç. Dr. Pervin Yiğit, akademisyen kadınların maruz kaldığı cinsiyetçi tavır ve davranışları hakkında konuşarak, kadınların üniversitedeki varoluş mücadelelerine değindi. Erkek hegemonyası ve öğrenilmiş kültürel cinsel kimliğin, kadınların her alanda olduğu gibi akademide de karşılaştıklarını belirten Yiğit, geleneksel kültürün etkisi ile akademide de yöneticilik söz konusu olduğunda geri planda kaldıklarını açıkladı.

Yrd. Doç. Dr. Yetin Arslan, yeni medya ile kadınlar ve ana akım medyada yer bulamayan diğer grupların kamusal alanda daha görünür olmalarını olumlu bir gelişme olarak yorumlayarak, dijital teknolojinin yaygınlaştığı günümüzde kadınların kendi filmlerini yapabildiği gibi, içeriklerini de kendileri oluşturarak farklı kadınlık hallerini aynı zamanda da farklı erkeklik hallerini de görünür kılabildiğini açıkladı.

Öğretim Görevlisi Buse Erzeybek ise tarihsel süreçte toplumun kadına bakış açısının basmakalıp söylemlerden yansıdığını ve kadınların çeşitli alanlarda toplumsal cinsiyet ayrımcılığına maruz kaldığını açıkladı. Erzeybek, “Sosyal Hizmetler Bölümü’nde bulunan öğrencilerimize insanı güçlendirmenin en temel yaklaşımımız olduğunu öğreterek, bireyin iyilik halini arttırmaya ve sosyal eşitliği sağlamaya çalışmaktayız” dedi.

 

Haber-Fotoğraf: FATMA ERTUĞRAL