KKTCnin 35. Yıl Dönümü Hakkında Açıklama YaptıUluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hatice Kayhan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin kuruluş yıldönümü hakkında açıklamalarda bulundu.

KKTC’nin, Kıbrıs Türk toplumunun dirayetinin, toprağına bağlılığının, sevgisinin, akıttığı kanının, canı pahasına olgunlaştırdığı meyvesi olduğunu kaydeden Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hatice Kayhan, KKTC’de çekilen ızdırapların, yaşanılan yoklukların, bilinmez kayboluşların, ardı kesilmeyen göçlerin yaşanılan acıların, dökülen göz yaşlarının neticesi olduğunu kaydetti. Kayhan, Kuzey Kıbrıs’ın özgür  yaşamanın, huzuru bulmanın, yarınlara umutla bakmanın, kendi bayrağının altında mutlu yaşamanın toprağı olduğunu ifade ederek Kıbrıs’ın tarihi hakkında da bilgi verdi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 1571’de büyük mücadelesi sonucunda Kıbrıs Ada’sını Venedikliler’in elinden aldığını aktaran Yrd. Doç. Dr. Kayhan, zaman içinde Kıbrıs Ada’sının, önemli bir Türk nüfusa sahip olduğunu sözlerine ekledi. Bu sürecin Osmanlı İmparatorluğu’nun, Ada’yı 1878’de İngilizler’e kiralayana kadar devam ettiğini belirten Hatice Kayhan, Türk nüfusunun büyük bir kısmının o tarihten sonra Anadolu’ya zorunlu geri göçe başladığının da altını çizdi. Yrd. Doç. Dr. Hatice Kayhan bu durumu şöyle açıkladı: “İngilizler’in Ada’ya gelişiyle Rumlara gün doğar. Hayallerinde yaşattıkları Megalo İdea’larını Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama planlarını gerçekleştirmek için gerekli ortam ve fırsatın var olduğuna inanarak, 1 Nisan 1955’te Grivas’ın önderliğinde kurdukları EOKA tedhiş örgütüyle faaliyetlerine girişirler.” EOKA tedhiş örgütünün öncelikle İngilizler’e karşı başlattıkları yıldırma ve kıyım faaliyetlerini sonrasında, Türkler’e karşı yönlendirdiklerini açıklayan Kayhan, Kıbrıslı Türkler’in canları pahasına, modern silahlara, toplara karşı büyük bir inançla ve imanla karşı koymayı, direnmeyi başardıklarını aktardı. Bu direnişler arasında Baf direnişi, Limasol direnişi, Erenköy savaşı ve nicelerinin olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Hatice Kayhan, “Kıbrıs Türkü, bütün Rum saldırılarını atlatarak onlara geçit vermeyeceklerini ve boyun eğmeyeceklerini göstermiştir” dedi. Bu olaylardan sonra nihayetinde 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu söyleyen Kayhan, Zürih-Londra Andlaşmaları’yla kurulan Türk-Rum ortaklık cumhuriyetinin,  Enosis yüzünden 21 Aralık 1963’de “Kanlı Noel” saldırılarıyla kısa bir sürede yıkıldığını vurguladı.

Kayhan: “KKTC 35 Yaşında Ve Bütün Ambargolara Karşı, Bütün Baskılara Ve Engellemelere Karşı Capcanlı Yaşıyor”

Kıbrıs Türk halkının hak ve hürriyetlerinden yoksun bırakıldığına dikkat çeken Hatice Kayhan, bu durumun Kıbrıs Türkleri’ni, devletsiz kalmamak için siyasal alanda örgütlenmek zorunda bıraktığına değindi. 20 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Barış Harekâtı ile oluşan yeni süreçte, Kıbrıs Otonom Türk Yönetimi’nin kurulduğunu ifade eden Öğretim Üyesi Yrd. Doç . Dr. Hatice Kayhan,   ardından ise 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kurulduğunu belirtti. KTFD’nin kuruluşundan itibaren, gerek Güvenlik Konseyi’nin, gerekse BM Genel Kurulu’nun almış olduğu kararların Rumlar’ın çıkarlarına yönelik olduğunu dile getiren Kayhan, 1983 tarihindeki “Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti içerisinde bir azınlık” olarak gösterilmesi kararının, Kıbrıs Türkleri için bardağı taşıran son damla olduğunun altını çizdi.

Yrd. Doç. Dr. Kayhan, Kıbrıs Türk Toplumu’nun bütün sivil kurum ve kuruluşları tarafından 20 Mayıs 1983 tarihinde Rauf Raif Denktaş’a bağımsızlık talep eden bir muhtıra verdiklerini söyledi. KTFD Meclisinin muhtıra sonrası toplanarak 17 Haziran 1983 tarih kararında Kıbrıslı Türkler’in “Self-determinasyon” hakkının göz ardı edilemeyeceğini belirttiğini söyleyen Kayhan, bu karar bağlamında 15 Kasım 1983 tarihinde KKTC’nin oybirliğiyle ilan edildiğini bildirdi.  Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hatice Kayhan, aslında BM Genel Kurulu’nun aldığı 13 Mayıs 1983 tarihli kararı, KKTC’nin ilanına yol açan en önemli etkenlerden birisi olduğunu vurguladı. Böylece Kıbrıs sorununun, o güne kadarki seyrinden çok farklı bir aşamaya girdiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr Kayhan, bugün KKTC 35 yaşında ve bütün ambargolara karşı, bütün baskılara ve engellemelere karşı capcanlı yaşadığını söyledi. Gelişen ekonomisiyle, modern kurum ve kuruluşlarıyla, dünya çapındaki üniversiteleriyle, mükemmelleşen çehresiyle daha nice yıllar ile de yaşayacağını sözlerine ekledi.