UKÜ İletişim Fakültesi Fakülte İçi Seminerleri Kapsamında Kıbrıs Türk Basınında Editoryal Politikalar ve Zenofobi TartışıldıUluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ), İletişim Fakültesi Türkiye’den “İletişim Eğitimi Değerlendirme Akreditasyon Kurulu (İLEDAK) ile başlatmış olduğu akreditasyon çalışmaları kapsamında “Fakülte İçi Seminerler” adlı etkinlik dizisi kapsamında gerçekleştirilen ikinci etkinlikte “Kıbrıs Türk Basını’nda Editoryal Politikalar ve Zenofobi” tartışıldı. İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Nurten Avtürk, çalışmada Kıbrıs Türk basınındaki göçmenlere yönelik yabancı düşmanlığını ve nefret söylemini, Kıbrıs Türk gazetelerinin editörleri ve haber müdürleri ile yapılan mülakatlar ışığında eleştirel söylem analizi yöntemini kullanarak incelediğini açıkladı.

Gazete editörlerinin, genel yayın yönetmenlerinin ve haber müdürlerinin gazetelerin öncelikli gündemlerinin oluşturulmasında, haber üretim ve yayın politikasının belirlenmesinde en etkili medya profesyonelleri olduğuna dikkat çeken Avtürk, bu anlamda editörlerin ve haber müdürlerinin zenofobi (yabancı düşmanlığı) ile ilgilli yaklaşımlarının gazetelerin bu konu ile ilgili yayın politikaları hakkında fikir sahibi olmada önemli bir veri kaynağı oluşturduğunu kaydetti.

Nurten Avtürk çalışmada, haber üretim ve yayın sürecinde en etkili medya profesyonelleri olan editörler ve haber müdürlerinin görüşleri temel alınarak medya göçmen ilişkisine dair önemli ve kendisine özgü belli özellikleri olan bir örnek olay analizi yapıldığını da aktardı. Göçmenler ve medya arasındaki ilişki hakkındaki kuramsal tartışmalara üç ana kavramsal eksenden bakıldığına dikkat çeken Avtürk, bunların nefret söylemi, zenofobi ve ötekileştirme olduğunu açıkladı.

Avtürk, Kıbrıs Türk basınının yabancıları ve göçmenleri temsillerinde bu üç kavramsallaştırmayı farkında olmadan dahi de olsa birbiriyle yer değiştirmeli olarak kullandıklarını aktararak, editoryal politikaları belirleyen yöneticilerin yabancı düşmanlığının ekonomik sebeplerden kaynaklı olabileceği gibi kültürel farklılıklardan ve toplumca kanıksanmış önyargılardan da oluşabileceğini ifade ettiklerini belirtti.